Visitors

http://www.geovisites.com/pt/directory/artes_artes-plasticas.php

16 Temmuz 2014 Çarşamba

Dilek Ağacı...

Kuru bir ağaçtan, küçük bahçelerinin yanına dilek ağacı yapmıştı gençler. Kentsel dönüşüm nedeniyle yıkılan evlerinin güzelim bahçesinden bir ağaçtı bu. Çocukluklarının geçtiği o bahçe büyülü bir masal dünyasıydı adeta. Her köşesindeki meyve ağaçları, rengarenk çiçekler, sebzeler, tavuklar, kediler, köpekler derken büyükşehirde el değmemiş bir cennet parçasıydı. Ne misafirler ağırlanmış, ne yemekler yenmiş, ne yemişler toplanmış, ne güzel günler geçmişti o bahçede... Oysa şimdi yerine dikilmiş apartman tüm güzelliklerin üzerinde ihtişamla tamamlanacağı günü bekler gibiydi. O geçmişte tatlı bir anı olarak kalan bahçeden sökülen, kurumaya yüz tutmuş ağacı şehirden çok uzaktaki bahçelerine taşıdılar. Kırıp yakmaya içleri elvermedi ve onu bahçenin girişine diktiler, bu kez bir dilek ağacı olarak salınacaktı kuru gövdesiyle. Dallarını renkli bez parçalarıyla süslediler. Ve birgün yolunu kaybetmiş minik bir kuş bu kuru dala yuvasını yaptı. Yuva öyle eğreti duruyordu ki, düşmesin diye bağladılar yuvayı. Ama insan eli değen yuvasını terk etti minik kuş, bir daha da dönmedi. Çünkü o insanlardan çok zarar görmüş, kaçıncı yuvasını terketmişti... Büyük şehirde bir bir yok edilen ve yerine devasa binaların dikildiği o güzelim bahçelerin hüznünü de beraberinde götürmüştü minik mavi kuş yeni bir kuru dal arayışındayken...
(Foto: Saadet Demir Yalçın)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder